Dayak arsızı bir çocuktum ben.

Bedenime bir başka bedenin şiddetle, hırsla, öfkeyle, kızgınlıkla, sertçe, kendi bedenini tatmin etmek istercesine vurmasına alışmıştım işte.

Nasıl oldu bilmiyorum ama neler olduğunu hatırlıyorum.

Yaşadığım her yerde her çocuk dayak yerdi.

Tahmin edeceğiniz üzere ailede başlardı dayak. Daha kundakta bebekken lohusa anne, bütün dünya üzerine gelirmişçesine çıldırmış bir halde çocuğuna vurmaktan zevk alabiliyordu.

Baba avuç içi kadar yüzü olan 3 yaşındaki çocuğuna terbiye için vuruyordu. Anne çocuğunun kalçasına şefkat tokadı attığını düşünüyordu. Ağabey, kardeşini eğitiyordu.

Amca yeğenine cüzdanından para çalmaması gerektiğini vurarak anlatıyordu. Herkes ama herkes masum bedenlere vurarak anlatıyordu derdini bizim mahallede.

Sonra biz okula başladık.

Okulda da bildiğiniz üzere dayak devam etti.

O harfi yanlış söylediğimiz, konuştuğumuz, yerimizden kalktığımız, hatta çişimiz geldiği için bile dayak yedik.

Değerler eğitimi konusunda eksik ailelerimiz, değerler eğitimi için camiye gönderdiğinde, bu sefer hocadan dayak yedik Ettehiyyatü duasını yanlış okuduğumuz için.

Yazları sanayide çırak olduk, usta dayak attı, bir düzine küfürle birlikte.

Bazen simit sattık, sabahın köründe bağırmamamız için dayak yedik.

Akşam pazarına gidip çürük elmaları topluyorduk ki hırsız olduğumuz için dayak yedik.

Herkes ama herkes bedenimize zarar vermek istiyordu…

Sonra ne mi oldu?

Yıllar geçti ve kimse bedenime zarar vermemeye başladı.

👍🏻Bu da ilginizi çekebilir ⭐️ 

video

Ama bu kez ben kendi bedenime zarar vermeye başladım.

Ben bir dayak arsızıydım ve yediğim her dayak zevke dönüşmüştü benim için.

Hayatımın bir döneminde bedenime zarar vermekten haz duyuyordum.

Psikiyatri servisine de gittim ama çözümü bulamadım.

Derken eşimle tanıştım.

Derken oğlum doğdu.

Derken sevgiyle tanıştım.

Artık bedenime zarar vermeyi bıraktım.

Bir başka ruha dokunmanın mutluluğunu, bir de oğlumun masum teninin kokusunu seviyorum.

Size bir şey söyleyeceğim.

Çocuğunuza vurdukça, onun geleceğini mahvediyorsunuz.

Yapmayın. Vurmayın çocuğunuza.

İşte beni adam yapan iki insan, eşim ve oğlum.

Ben onların önünde saygıyla eğiliyorum…

Mustafa Sevim

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here